İçeriğe geç

Kariyer durumu ne anlama gelir ?

Erginplastik sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler. “Kariyer durumu ne anlama gelir” hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın!

Kariyer Durumu Ne Anlama Gelir? Kayseri’de Bir Gencin Hikâyesi

Buna da Göz Atın: Kariyer durağanlığı nedir ?

Okumaya Değer: Karbonat karıncaları kovar mı ?

Sabahlar ve içimde biriken sessizlik

Kayseri’de sabahlar soğuk olur. Yaz da olsa, kış da olsa fark etmez; sanki şehir insanın içine işleyen bir serinliği hep saklar. 25 yaşındayım ve günlerimin çoğu artık birbirine benziyor. Sabah uyanıyorum, pencereyi aralıyorum, karşı apartmanın duvarına bakıyorum. O duvarın üzerinde hiçbir şey değişmiyor ama içimde bir şeyler sürekli yer değiştiriyor.

Eskiden sabahları daha farklı hayal ederdim. Bir işe yetişmek için acele ettiğim, kahvemi ayakta içtiğim, belki de önemli bir projeye geç kaldığım sabahlar… Şimdi ise uyanıyorum ve ilk düşündüğüm şey şu oluyor: “Bugün ne yapacağım?”

Bu soru basit gibi duruyor ama içimde bir ağırlık bırakıyor. Çünkü cevap çoğu zaman “hiçbir şey”e yakın bir yerde duruyor.

Günlük tutuyorum. Uzun zamandır. Defterin sayfaları doldukça kendimi biraz daha hafif hissedeceğimi sanmıştım ama öyle olmadı. Sadece düşüncelerim daha net hale geldi. Ve netlik bazen insanı rahatlatmaz, daha çok yüzüne çarpar gerçeği.

Kariyer durumu ne anlama gelir?

Son zamanlarda kafamda sürekli aynı cümle dönüyor: kariyer durumu ne anlama gelir?

Bunu ilk kez bir form doldururken fark ettim. Bir iş başvurusu değil, basit bir üyelik formuydu. Ama orada bile soruyordu: “Kariyer durumu.”

Boşluk vardı. Seçenekler: öğrenci, çalışan, serbest, işsiz…

O an kalem elimde dondu. İşsiz kelimesi çok çıplak geldi gözüme. Sanki sadece işimin olmaması değil, hayatımın da eksik bir şeyler taşıdığını söylüyordu. O kutucuğu işaretlemedim. Bir süre ekrana baktım. Sonra bilgisayarı kapattım.

Kendi kendime şu soruyu sordum: Ben kimim? Kariyer durumu ne demek? Sadece bir işte çalışıp çalışmamak mı, yoksa insanın hayata tutunma biçimi mi?

O gün defterime şunu yazdım: “Kariyer durumu, insanın kendine verdiği cevap mı yoksa toplumun ona biçtiği etiket mi?”

O sorunun cevabını hâlâ bilmiyorum.

Kayseri’de iş aramak ve görünmeyen baskı

Kayseri küçük bir şehir değil ama insanın içine dar gelebiliyor. Herkes birbirini tanıyor gibi. Akrabalar, komşular, eski öğretmenler… Herkesin bir fikri var hayatın hakkında.

“Ne yapıyorsun şimdi?”

“İş buldun mu?”

“Bu kadar okudun, neden olmuyor?”

Bu sorular kötü niyetli değil. Ama her biri içimde küçük bir taş bırakıyor. Günün sonunda o taşlar büyüyor.

Babam sessiz bir adamdır. Çok konuşmaz ama bakışları çok şey anlatır. Bazen sofrada çatalını yavaşça bırakır ve sadece şunu söyler:

“Bir iş olsa iyi olur artık.”

O cümlede kırıcı bir şey yok gibi görünür ama benim içimde yankısı uzun sürer. Çünkü ben de isterim. Çalışmak, üretmek, bir yere ait olmak isterim. Ama istemek yetmiyor bazen.

Arkadaşlarımın çoğu çalışıyor. Bazıları fabrikada, bazıları ofiste. Sosyal medyada onların hayatını gördükçe içimde garip bir karışım oluşuyor. Hem mutlu oluyorum onlar için hem de kendime kızıyorum. Sanki geride kalmışım gibi.

Bir iş görüşmesi günü

Bir gün gerçekten bir iş görüşmesine çağrıldım. Küçük bir ofisti. Şehrin kenar mahallelerinden birindeydi. Giderken içimde umut vardı. O gün defterime bile yazmadım, “belki yeni bir başlangıç olur” diye düşündüm.

Odaya girdiğimde klima çalışmıyordu. Masanın arkasında orta yaşlı bir adam oturuyordu. Dosyama baktı, sonra yüzüme.

“Sende deneyim yok,” dedi.

Bunu kötü söylemedi ama gerçek, kötü söylenmese bile can yakabiliyor.

“Öğrenmeye açığım,” dedim.

Başını salladı. Sonra kısa bir sessizlik oldu.

“Şimdilik başka adaylara bakacağız.”

O an bir şey olmadı aslında. Ne bağırdım ne de itiraz ettim. Sadece teşekkür edip çıktım. Ama merdivenlerden inerken içimde bir şey çöktü. Sanki görünmeyen bir yük sırtıma yeniden bağlandı.

Dışarı çıktığımda Kayseri’nin rüzgârı yüzüme çarptı. O an düşündüm: Kariyer durumu gerçekten sadece bir kelime mi, yoksa insanın kendine verdiği en ağır tanım mı?

Evde geçen uzun akşamlar

Akşamları evde sessizlik daha sert oluyor. Televizyon açık olsa bile zihnimdeki sesler susmuyor.

Annem bazen “çık biraz hava al” diyor. Çıkıyorum ama hava almak çözüm olmuyor. Çünkü sorun dışarıda değil, içeride bir yerde.

Defterimi açıyorum. Yazıyorum.

“Bugün yine olmadı.”

Bunu yazarken bile utanıyorum. Sanki başarısızlığımı kayda geçirerek daha gerçek hale getiriyorum.

Ama yazmazsam da içimde büyüyor.

Bazen defterin kenarına küçük notlar düşüyorum:

“Belki yanlış yoldayım.”

“Belki geç kalıyorum.”

“Belki herkes aynı hızda ilerlemiyor ama ben olduğum yerde sayıyorum.”

Kendime dönmeye başladığım anlar

Bir süre sonra fark ettim ki sadece dışarıdaki dünya değil, içimdeki dünya da yorulmuş. Sürekli kendimi bir şeylere yetiştirmeye çalışmaktan bitmişim.

Bir akşam defterin başına oturdum ve uzun uzun yazdım. İlk defa kendime kızmadan.

“Kariyer durumu ne anlama gelir?” diye tekrar yazdım.

Sonra altına şunu ekledim: “Belki de sadece bir etiket değildir. Belki de insanın şu an nerede olduğunu anlatan geçici bir durumdur.”

O cümleyi yazarken içimde küçük bir rahatlama oldu. Çünkü ilk kez bu kavramı sadece bir eksiklik olarak değil, bir süreç olarak görmeye başladım.

Umut ve kırılganlık arasında

Hâlâ net bir yerde değilim. İşim yok. Düzenli bir gelirim yok. Bazen günler birbirine karışıyor.

Ama artık şunu daha iyi hissediyorum: Bu durum beni tamamen tanımlamıyor.

Kariyer durumu dediğimiz şey, belki de sadece bir anın fotoğrafı. Hayatın tamamı değil. Bugün işsiz olabilirim, yarın başka bir yerde olabilirim. Bunu kesin bir umutla söylemiyorum. Sadece ihtimal olarak kabul ediyorum.

Bazen geceleri camdan dışarı bakıyorum. Şehrin ışıkları uzaktan sakin görünüyor. O ışıkların her biri birinin hayatı. Birinin işi, birinin eve dönüşü, birinin yorgunluğu…

Ben de o ışıkların içinde bir yerlerdeyim.

Sonuç gibi olmayan bir fark ediş

Kendime artık daha az sert konuşmaya çalışıyorum. Çünkü anladım ki insan en çok kendi sesiyle yoruluyor.

Kariyer durumu ne anlama gelir sorusu hâlâ tam cevabını bulmuş değil. Ama artık bu sorudan korkmuyorum. Çünkü bu sorunun içinde sadece eksiklik yok. Aynı zamanda arayış da var.

Ve belki de en önemlisi, hâlâ devam eden bir hikâye var.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://discordforumu.com https://batmandedektor.com.tr https://arabaciyiz.com.tr Sitemap
betexper güncelilbet yeni giriş adresibetexper