Felsefeyi yalnızca kitap sayfalarında duran soyut kavramlar olarak görmek büyük bir yanılgıdır. Aslında düşünceler, hayatın tam ortasındadır: davranışlarımızı, ilişkilerimizi, hatta yasalarımızı şekillendirir. “Kant yasası” dediğimiz şey de, sadece bir filozofun akıl yürütmesi değil; yüzyıllardır insanların nasıl yaşaması gerektiğine dair en temel tartışmalardan birine ışık tutan evrensel bir ilkedir. Bu yazıda Kant yasasını, hem küresel hem yerel perspektiflerden, farklı kültürlerin gözünden ele alacak ve birlikte düşünmeye davet edeceğiz. Kant Yasası Nedir? Temel Tanım ve Felsefi Arka Plan Kant yasası ya da daha yaygın adıyla Kategorik İmperatif, 18. yüzyıl Alman filozofu Immanuel Kant’ın ahlak felsefesinin merkezinde yer alır. Kant’a göre ahlaki davranış,…
14 YorumKategori: Makaleler
Kamuoyu Anketi Nedir? Sayılardan Fazlası, Toplumun Nabzı Toplumsal değişimin hızla aktığı bir çağda yaşıyoruz. Fikirler bir tweet kadar hızlı yayılıyor, politikalar bir protesto kadar çabuk değişebiliyor. İşte bu dinamik içinde, “kamuoyu anketi” dediğimiz şey artık sadece “kaç kişi ne düşünüyor” sorusuna verilen bir yanıt değil; aynı zamanda bir toplumun adalet algısının, çeşitlilik bilincinin ve cinsiyet rollerine dair farkındalığının aynası haline geldi. Bu yazıda, kamuoyu anketlerini bu geniş mercekten ele alacağız. Sadece bir veri toplama aracı değil, toplumsal dönüşümün pusulası olarak da nasıl işlev gördüğünü birlikte irdeleyeceğiz. Kamuoyu Anketi: Toplumun Nabzını Ölçen Bir Araç Kamuoyu anketi, en temel tanımıyla, belli bir…
8 YorumKamerun Bayrağı Ne Renk? Renklerin Kalbindeki Hikâye Bazen bir ülkenin bayrağı sadece bir sembol değil, bir hikâyedir. O hikâye; insanın mücadelesini, umutlarını, hayallerini ve sevgisini taşır. Bugün size Kamerun bayrağının renklerinde gizli bir hikâyeyi anlatmak istiyorum. Çünkü bazı renkler sadece gözle görülmez, kalple hissedilir. Bir Yolculuğun Başlangıcı Yolculuk, Douala’nın sıcak rüzgârında başladı. Genç bir adam olan Mbele, elinde bir harita, kalbinde bin umutla yola çıkıyordu. Rüyası, kendi köyüne bir okul yapmak ve çocukların geleceğini değiştirmekti. Yanında, çocukluk arkadaşı Naya vardı. Naya, duygularını kelimelere dökmekte ustaydı; Mbele’nin hayallerine renk katan bir kalem gibiydi. Mbele, çözüm odaklı bir ruha sahipti. Stratejikti, planlıydı,…
12 YorumRecep Tayyip Erdoğan Kaç Yaşında Acaba? Antropolojik Bir Bakış Bir antropolog olarak dünyanın farklı kültürlerinde yaş, liderlik ve kimlik kavramlarının nasıl anlamlar kazandığını gözlemlemek, bizi yalnızca insanların biyolojik yaşlarına değil, onların toplum içindeki sembolik rollerine de götürür. Recep Tayyip Erdoğan’ın yaşı da bu bağlamda yalnızca bir rakam değil; bir kültürel temsil, bir liderlik sembolü ve bir topluluk hikâyesidir. Doğumdan Kimliğe: Yaşın Kültürel Kodları Recep Tayyip Erdoğan, 26 Şubat 1954 doğumludur. 2025 yılı itibariyle 71 yaşındadır. Ancak antropolojik bir perspektifle bakıldığında, “kaç yaşında” sorusu yalnızca kronolojik bir cevaptan ibaret değildir. Bir bireyin yaşı, toplumun ona yüklediği anlamlar, ritüeller ve sembollerle birlikte…
12 YorumPapua Yeni Gine Hangi Ülkeye Yakın? Toplumsal Yapılar ve Kültürel Dinamikler Üzerine Bir İnceleme Bir araştırmacı olarak, toplumların nasıl şekillendiğini ve bireylerin birbirleriyle etkileşimlerini anlamaya çalışırken, bazen mesafeler de bizi şaşırtabilir. Bugün, Papua Yeni Gine gibi uzak ve farklı bir bölgenin yakın çevresini anlamaya çalışırken, sadece coğrafi konumlarına bakmakla kalmıyoruz. Aynı zamanda, o bölgedeki toplumsal normların, kültürel pratiklerin ve cinsiyet rollerinin ne şekilde şekillendiğini de irdelemek gerekiyor. Bu yazıda, Papua Yeni Gine’nin coğrafi konumunun ötesinde, bu ülkenin kültürel dinamiklerini ve toplumsal yapılarını keşfetmeye çalışacağım. Coğrafi Konum: Papua Yeni Gine’nin Yakınındaki Ülkeler Papua Yeni Gine, Okyanusya’nın güneydoğusunda yer alır ve Avustralya’nın…
10 YorumNitelik Ne Demek Mantık? İnsan Zihninin Derinliklerinde Bir Yolculuk Bir psikolog olarak her insan davranışının ardında saklı bir anlam, her düşüncenin arkasında işleyen karmaşık bir mantık ararım. “Neden böyle hissettim?”, “Bu kararı niçin verdim?” ya da “Beni ben yapan şey ne?” gibi soruların cevabı çoğu zaman bir kavramda gizlidir: nitelik. Peki, “nitelik ne demek mantık?” Bu soruya yalnızca bir tanım vererek değil, insan zihninin bilişsel, duygusal ve sosyal derinliklerine inerek yanıt arayalım. Çünkü nitelik, sadece bir özelliği değil, bir varoluş biçimini ifade eder. Nitelik Kavramına Psikolojik Bir Bakış Nitelik, bir varlığın ya da insanın sahip olduğu ayırt edici özellikleri tanımlar.…
14 YorumGözler Ne ile Yıkanmalı? Felsefi Bir Deneme Bir filozof için görmek, sadece gözle değil, zihinle yapılan bir eylemdir. Gözler dünyayı olduğu gibi değil, olduğuna inandığımız biçimiyle görür. O hâlde şu soruyu sormak kaçınılmazdır: Gözler ne ile yıkanmalı? Sadece fiziksel kirlerden mi arındırılmalı, yoksa önyargılardan, inançlardan, alışkanlıklardan da temizlenmeli mi? Felsefenin üç ana alanı — etik, epistemoloji ve ontoloji — bu soruya üç farklı ama birbirini tamamlayan yanıt verir. Epistemolojik Perspektif: Görmenin Hakikati Epistemoloji, yani bilginin doğası üzerine düşünme sanatı, görmeyi bir bilgi eylemi olarak ele alır. Gözlerimiz dünyayı bize getirir, ama ne kadarını gerçekten “görürüz”? Platon, mağara alegorisinde insanların yalnızca…
8 YorumDünyanın En Büyük Aslanı Kaç Kilo? Cesaretin, Stratejinin ve Sevginin Hikâyesi Bazı hikâyeler vardır ki, sadece bilgiyi paylaşmak için değil; kalplere dokunmak, insanların yüreklerinde iz bırakmak için anlatılır. İşte bu yazı da onlardan biri… Bir sabah kahvemi yudumlarken, küçükken dinlediğim bir hikâye geldi aklıma. Gücün sadece kaslarda değil, aynı zamanda yürekte ve birlikte hareket edebilmekte saklı olduğunu hatırlatan bir hikâye… Ve elbette ki bu hikâyenin kahramanı: Dünyanın en büyük aslanı. Ormanın Kalbinde: Aslanların Efsanevi Lideri Afrika savanlarının kızgın güneşi altında doğan devasa bir aslan vardı. Adı “Kral Mfalme” idi. Efsaneler onun 375 kilograma kadar ulaştığını söylerdi ki, bu bir aslan…
16 Yorum644 Sayılı KHK Yürürlükten Kalktı mı? Toplumsal Cinsiyet ve Adalet Merceğinden Bir Değerlendirme Gerçeklerle yüzleşelim: Hukuk metinleri sadece teknik belgeler değildir; toplumun nasıl şekillendiğini, kimlerin söz sahibi olduğunu ve hangi değerlerin öne çıktığını da anlatır. 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) da tam olarak böyle bir metindi. Bugün yürürlükten kalkıp kalkmadığı sorusu yalnızca hukuki bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal dönüşüm ve adalet ekseninde derinlemesine tartışılması gereken bir konudur. Bu yazıda, 644 sayılı KHK’nın kaderini sadece “yürürlükte mi, değil mi?” sorusuna indirgemeyeceğiz. Kadınların empati ve toplumsal etki odaklı, erkeklerin çözüm ve strateji merkezli bakış açılarını harmanlayarak bu düzenlemenin tarihine, anlamına…
14 YorumGöreceli Yargı Ne Demek? Tarihsel Süreçler Üzerinden Bir Bakış Bir tarihçi olarak geçmişin tozlu sayfalarında gezinirken her dönemin insanına, toplumuna, hatta değer yargılarına dokunmak isterim. Çünkü geçmiş yalnızca olmuş bitmiş bir olaylar dizisi değil; bugünün düşünce biçimlerinin, inançlarının ve davranışlarının temellerini anlamamıza yardımcı olan canlı bir aynadır. Bu aynaya her baktığımızda farklı yansımalar görürüz. İşte tam da bu noktada “göreceli yargı” kavramı devreye girer — bir toplumun doğru dediğine bir başkasının yanlış demesi, bir çağın kutsal gördüğünü diğerinin sorgulamasıyla şekillenir. Göreceli Yargı Nedir? Göreceli yargı, bir düşüncenin, davranışın ya da değerlendirmenin belirli bir ölçüte göre değil; kişiden kişiye, toplumdan topluma,…
14 Yorum