Bitleri Yok Etmek İçin Ne Yapmalıyız? Felsefi Bir Bakış Bitler, insanlık tarihinin en eski ve belki de en sıradan düşmanlarından biridir. Tüm kültürlerde ve coğrafyalarda varlıklarını sürdüren bu minik parazitler, insanların günlük yaşamını etkileyen küçük ama ısrarcı tehditlerdir. Peki, bitleri yok etmek için ne yapmalıyız? Bu soruyu yalnızca bir çözüm arayışı olarak görmek yerine, felsefi bir bakış açısıyla incelemek, insanın dünyadaki varoluşunu, ahlaki sorumluluklarını ve bilgelik arayışını yeniden sorgulamamıza olanak sağlar. Bitlerin yok edilmesi, bir etik mesele mi? Bitler, doğanın bir parçası olarak varlıklarını sürdüren canlılardır. İnsanlar, bu minik parazitleri genellikle rahatsız edici ve zararlı olarak kabul eder. Ancak, bu…
4 YorumKategori: Makaleler
Separable Equations: Edebiyatın ve Matematiğin Kesişen Dönemecinde Kelimeler, birer iz bırakıcı araçlardır. Bir romanın, bir şiirin, ya da bir hikayenin satırlarında bulduğumuz her bir cümle, okuyucuyu başka bir dünyaya sürükler, zihinlerinde derin izler bırakır. Aynı şekilde, matematiksel denklemler de bizleri, mantık ve akıl yollarında bir yolculuğa çıkarır. Edebiyatın doğasında olan dönüşüm ve keşif, bazen matematiğin dilinde de karşımıza çıkar. Bu yazı, kelimelerin gücünü ve anlatıların dönüştürücü etkisini vurgulayan bir bakış açısıyla, “Separable Equations” yani Ayrılabilir Denklemler üzerine bir edebi inceleme sunuyor. Separable Equations, matematiksel bir konsept gibi görünse de, bir metnin kurgusal yapısı gibi iç içe geçmiş ve birbirinden ayrılabilir…
8 Yorumİnci Ayakkabı Mağazaları Kapandı Mı? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Toplumsal Değişim Öğrenmek, insanın kendini keşfetme yolculuğudur. Her yeni bilgi, her farklı deneyim, insanın düşünsel ve duygusal dünyasında izler bırakır. Bir eğitimci olarak, bireylerin öğrenme süreçlerinde karşılaştıkları dönüşümün ne kadar derin olduğunu gözlemlemek, beni her zaman heyecanlandırmıştır. Öğrenme, yalnızca akademik bir süreç değil, toplumsal ve kültürel yaşamla da iç içedir. İşte tam bu noktada, “İnci ayakkabı mağazaları kapandı mı?” sorusu bize toplumsal değişimin ve öğrenmenin nasıl iç içe geçtiğini gösteriyor. İnci Ayakkabı, yıllar boyunca Türkiye’de önemli bir markaydı, pek çok kişinin “ilk kaliteli ayakkabısı” olma yolunda bir simge haline geldi. Ancak,…
8 YorumÜzülmek Hangi Duyguyu İfade Eder? Tarihsel Bir Bakış Bir tarihçi olarak, geçmişin derinliklerine inmek her zaman merak uyandırıcı olmuştur. Geçmişin izleri, günümüzle kurduğumuz bağları anlamamız için büyük bir fırsat sunar. İnsanlık tarihi boyunca birçok duygu, toplumsal yapılarla, kültürel değişimlerle ve bireysel deneyimlerle şekillendi. Ancak üzülmek, zaman içinde sadece bireysel bir his olarak kalmayıp, toplumsal bir anlam da kazandı. Peki, üzülmek hangi duyguyu ifade eder? Bu soruya yanıt ararken, tarihin farklı katmanlarına bakmak, insanın içsel dünyasında nasıl bir değişim yaşadığını anlamamıza yardımcı olacaktır. Üzülmek: Duygusal Bir Tepkiden Toplumsal Bir Kavrama Üzülmek, genellikle bir kayıp, hayal kırıklığı, sıkıntı veya duygusal zorlukla ilişkilendirilir.…
8 YorumKasıtlı Olarak Ne Demek? Evet, Bunu Özellikle Yaptım! Bir düşünün… Biri kahvenizi döküyor ve ardından gözlerinize bakarak “Ay pardon, tamamen kazaydı!” diyor. Ama o gözlerde bir parıltı var, değil mi? İşte orada devreye giriyor sihirli kelimemiz: kasıtlı olarak. Yani bir şeyi bilerek, isteyerek ve planlayarak yapmak. Ve inanın bana, bu sadece hukuk kitaplarının tozlu sayfalarında değil, gündelik hayatımızda da bol bol karşımıza çıkan bir durum. Özellikle de ilişkilerde… “Kasıtlı Olarak”ın Günlük Hayattaki Komik Yansımaları Hukuki tanımı çok ciddi olabilir ama biz işi biraz eğlenceli tarafından ele alalım. Kasıtlı olarak, “bile bile lades” demektir. Yani ne yaptığını bilirsin, sonucunu da hesaplarsın…
8 YorumKarınca Asidi Ne İşe Yarar? Karıncaların Gizli Silahı ve Eğlenceli Dünyası Bütün karıncalar, minik birer robot gibi çalışıp, bir orduyu andıran disiplinle görevlerini yerine getirirken, birçoğumuz, bu ufak tefek yaratıkların sırlarını merak ederiz. Ama karıncaların bir sırrı var ki, bu hem bilimsel olarak hem de mizahi bir şekilde düşündüğümüzde, onları adeta birer “kimyasal casus” yapıyor! Peki, nedir bu gizemli madde? Karınca asidi! Evet, doğru duydunuz, karıncaların vücutlarından saldıkları bu asidik sıvı ne işe yarar? Hadi biraz eğlenceli bir bakış açısıyla keşfe çıkalım! Karınca Asidi: Bir Karıncanın “Kişisel Kimyasal Savunma” Silahı Şimdi, bir karınca bir yere tırmanırken birdenbire sinirlenip asidik bir…
8 YorumSentez ve Hidroliz: Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzenin Biyolojik Metaforu “Toplumun yapısı, güç ilişkileri ve ideolojik söylemlerle şekillenir. Tıpkı bir hücredeki biyolojik süreçler gibi, toplumsal yapılar da sürekli bir etkileşim içindedir.” Bu sözler, siyaset bilimcilerinin toplumları anlamak için kullandıkları bakış açılarını yansıtır. Ancak bu bakış açısını biyolojik süreçlerle ilişkilendirebilir miyiz? Sentez ve hidroliz gibi temel biyolojik kavramlar, toplumsal güç dinamiklerine ve bireyler arasındaki etkileşimlere dair derin bir anlayış sunabilir. Peki, bu iki süreç – sentez ve hidroliz – toplumda iktidar, kurumlar, ideoloji ve vatandaşlık kavramlarıyla nasıl örtüşüyor? Erkeklerin stratejik, güç odaklı ve kadınların ise demokratik katılım ve toplumsal etkileşim odaklı…
4 YorumKarma Karışık Nasıl Yazılır? (Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adalet Merceğinden) “Karma karışık nasıl yazılır?” diye sorarken aslında yalnızca bir imla meselesini değil, dünyayı anlamlandırma biçimlerimizi de yokluyoruz. Bu yazıyı, sözcüklerin yan yana gelişinde adaletin izini sürmeye çalışan biri olarak, yargısız ve kapsayıcı bir yerden başlatmak istiyorum. Hepimiz farklı deneyimlerle büyüdük; kimimiz empatiyle dinlemeye, kimimiz hızlı çözüm aramaya daha yatkın olabilir. Peki bu eğilimleri, kalıba sıkıştırmadan, birbirini tamamlayan güçlü yanlar olarak yazıya nasıl yansıtırız? Karma Karışık Nasıl Yazılır? Doğru Yazım, Doğru Yaklaşım Doğru yazım: “karma karışık”—ayrı ve küçük harfle. Ama asıl mesele, imladan öte bir denge sanatı: duyguyla aklı, deneyimle veriyi,…
8 Yorum“Karapürçek ilçesi nereye bağlı?” Sadece bir yön sorusu değil, bilgi düzeninin turnusolu İçimi dökeyim: Bir ilçenin hangi ile bağlı olduğunu öğrenmek için bu kadar uğraşmak zorunda kalıyorsak sorun bizde, sistemde, arama motorlarında—kısacası bilgi ekosisteminde. “Karapürçek ilçesi nereye bağlı?” sorusu masum görünüyor ama kara deliğe dönüşüyor: yanlış SEO başlıkları, kopyala-yapıştır içerikler, hatalı harita etiketleri… Peki gerçekte ne? Buyurun, cevabı en başta veriyorum. Karapürçek ilçesi, Sakarya iline bağlıdır. Karapürçek ilçesi nereye bağlı? Kısa cevap net, uzun mesele sancılı “Karapürçek nereye bağlı” diye yazınca karşınıza iki dünya çıkıyor: Biri Sakarya’ya bağlı ilçe, diğeri ise Ankara Keçiören’deki Karapürçek mahallesi. İkisi de doğru isimler; ama…
8 YorumIbraname Nasıl Geçersiz Olur? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimelerin gücü, insanlık tarihinin en eski zamanlarından bu yana dünyayı şekillendiren en güçlü araçlardan biri olmuştur. Kelimeler, yalnızca bir anlamı aktarmakla kalmaz; aynı zamanda bireylerin duygularını, düşüncelerini, hayallerini ve gerçekliklerini dönüştürür. Yazılı bir belge olarak ibraname de bu gücü taşır. Ancak, kelimelerin, anlatıların ve anlamların nasıl ve neden geçersiz hale geldiği, bazen bir metnin içinde barındığı karmaşıklıkla yakından ilişkilidir. Bu yazıda, ibraname nasıl geçersiz olur sorusunu edebiyatın derinliklerinden hareketle keşfedeceğiz. Farklı metinlerden, karakterlerden ve edebi temalardan yola çıkarak, bir ibranamenin geçersizliğini anlamaya çalışacağız. Kelimeler ve Anlamın Geçerliliği: Bir Edebiyatçının Perspektifi Bir edebiyatçı…
6 Yorum