“Karaciğer yetmezliği diyeti” diye paylaşılan yasak listeleri büyük ölçüde tembelliğin ürünü. Alkolü sıfırlamak dışında, ezbere “protein kes, kırmızı eti yasakla” demek, hastayı yetersiz beslenmeye ve kas kaybına sürüklüyor. Asıl sorun; sodyum yükü, gıda güvenliği ve denetimsiz takviyeler. Tartışmayı buradan başlatalım: Ezber listeler yerine, gerçekten zarar verenleri cesurca konuşalım. Şok iddia: “Protein kısıtlaması” efsanesini çöpe atın. Çağdaş kılavuzlar karaciğer yetmezliğinde hedefli, yeterli protein önerir; bitkisel ve süt kaynaklı proteinleri öne çıkarır. Protein kesmek, hepatik ensefalopatiyi önlemiyor; aksine kas erimesini hızlandırıyor. ([AASLD][1]) Karaciğer yetmezliği olanlar ne yememeli? (Net yasaklar) 1) Alkol: Pazarlık yok, “0” tolerans. Karaciğer yetmezliğinde en küçük miktar bile alevi…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Hülya Avşar Nereli? Edebiyatın Sözle Dönüştürdüğü Bir Kimlik Arayışı Kelimeler, sadece anlam taşıyan işaretler değil, aynı zamanda birer evrenin kapılarını aralayabilen güçlü araçlardır. Bir edebiyatçının gözünden bakıldığında, her bir kelime bir karakterin içsel yolculuğunu, bir toplumun derinliklerini ya da bir bireyin kimlik mücadelesini anlatabilir. Hikayeler ve metinler, bazen bir insanın kimliğini tanımlamakta, bazen de onu yeniden şekillendirmekte önemli bir rol oynar. Tıpkı edebiyatın kahramanları gibi, gerçek dünyada da insanlar kimliklerini sadece dışarıdan bir bakışla değil, aynı zamanda kendi iç yolculuklarıyla tanımlarlar. Bu yazıda, bir popüler kültür figürü olarak Hülya Avşar’ın kimliğini, onun kökenlerinden ve toplumsal anlatılardan nasıl beslenen bir anlatı…
Yorum BırakHücrenin Diğer Adı Nedir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Üzerine Bir Edebiyatçının Bakışı Edebiyat, insan ruhunun derinliklerine inen, kelimelerle şekillenen ve duygularla canlanan bir yolculuktur. Her kelime bir evrenin kapılarını aralar, her cümle bir öyküyü, bir hikmeti taşır. Bir edebiyatçı, kelimelerin gücünü, onların verdiği anlamları ve dönüşüm potansiyelini sürekli olarak sorgular. Çünkü her anlatı, sadece bir mesaj iletmekle kalmaz, aynı zamanda insanların algısını değiştirir, düşünce dünyalarını dönüştürür. Bu bağlamda, “hücre” kelimesinin anlamını edebiyatla ele almak, bir dilin içinde bulunduğu toplumsal ve kültürel yapıyı anlamamıza da ışık tutar. Hücre, biyolojik anlamda bir organizmanın temel yapı taşıdır,…
Yorum BırakÖzet: “Kaptan pilot kaç çizgi?” sorusunun kısa cevabı: Genellikle 4 çizgi. Ama mesele yalnızca çizgi sayısı değil; otorite, güvenlik kültürü ve algı yönetimi. Kaptan Pilot Kaç Çizgi? Basit Cevaplara Sığmayan Bir Tartışma Hazır olun: “Kaptan pilot kaç çizgi?” sorusuna ezberden “dört” deyip geçmek kolay; ama ben bu kolaycılığa itiraz ediyorum. Çizgiler bir üniforma detayı değil, aynı zamanda güç ilişkilerini, kurum kültürünü ve teknoloji çağında hâlâ süren hiyerarşi takıntımızı ifşa eden bir sembol. Evet, kaptan pilot çoğu havayolunda 4 çizgi taşır. Fakat iş, “4 = otorite, 3 = ikinci adam” denklemi kadar düz değil. Bu yazı, çizgilerin ardındaki sistemi didik didik…
Yorum BırakEbru Polat Neden Ayrıldı? Sessiz Kalınan Gerçeğin Gürültülü Hikâyesi Tartışmayı Başlatıyorum: Ünlülerin Ayrılığı Kamuya mı, Kendine mi Ait? Şunu peşin söyleyeyim: “Ebru Polat neden ayrıldı?” sorusunun tek, değişmez, resmî bir yanıtı yok. Ama bu, soruyu sormaktan ve üzerine düşünmekten vazgeçeceğimiz anlamına gelmiyor. Tam tersine, popüler kültürün kalın sisinde kaybolan hakikati ararken, bize dayatılan magazin ezberlerini sorgulamanın tam zamanı. Bugünlerde Polat’ın adliye koridorlarından paylaştığı görüntüler, avukatlığa dönüşü ve üzerine yağan yorumlarla yeniden gündemde olduğu ortada. Bu görünürlüğün tam ortasında, geçmişteki ilişkisinin bitişine dair merak ise hâlâ canlı. :contentReference[oaicite:0]{index=0} “Neden Ayrıldı?” Sorusu Neden Bu Kadar Popüler? Çünkü ünlülerin ilişkileri, hepimizin oturma odasına…
Yorum BırakDistosi Ne Demek? Vücudumuzun Sessiz Çığlığını Anlamak Günlük yaşamın koşturmacası içinde bedenimizin verdiği küçük sinyalleri çoğu zaman görmezden geliriz. Ancak bazı sinyaller vardır ki, göz ardı edilemeyecek kadar belirgindir. İşte “distosi” tam da böyle bir durumun adıdır. Belki bu terimi ilk kez duyuyorsunuz, belki de bir yakınızdan ya da doktorunuzdan duydunuz. Gelin birlikte bu karmaşık görünen kelimenin ardındaki anlamı, insan hikâyeleriyle ve bilimsel verilerle zenginleştirerek keşfedelim. Distosi Ne Anlama Gelir? Distosi, tıpta “zor doğum” ya da “doğumun normalden uzun sürmesi ve zorluklarla ilerlemesi” anlamına gelen bir terimdir. Yunanca kökenli bu kelime, “dys” (zor, anormal) ve “tocos” (doğum) sözcüklerinin birleşiminden oluşur.…
Yorum BırakHilaf Ne Demek Oluyor? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Günümüzün karmaşık toplumsal yapılarında, iktidar, güç ilişkileri ve toplumsal düzen arasındaki etkileşim her geçen gün daha da belirginleşiyor. Toplumlar, tarih boyunca farklı yönetim biçimlerine ve ideolojilere ev sahipliği yapmıştır. Bu yönetim biçimlerinin en eski ve en tartışmalı olanlarından biri de hilafettir. Hilafet, sadece bir siyasi kurum olarak değil, aynı zamanda dini ve toplumsal ilişkilerin şekillendiği, iktidarın ve gücün nasıl kurgulandığını gösteren önemli bir olgudur. Ancak, bu kavram, zaman içinde farklı coğrafyalarda ve kültürlerde değişik anlamlar kazanmış ve çeşitli güç yapılarının evrimini etkilemiştir. Peki, hilafet ne demek oluyor? Bu soruya yanıt ararken,…
Yorum BırakHikaye Nedir Kısaca Anlatım? Felsefi ve Tarihsel Bir Bakış Hikaye, insanın yaşamı anlamlandırma biçimlerinden biridir. Her çağda, her kültürde hikayeler insanın kendini, dünyayı ve varoluşu anlamaya çalıştığı bir aynadır. Ancak hikaye sadece bir anlatım biçimi değil, aynı zamanda düşüncenin tarih boyunca aldığı biçimlerden biridir. Hikaye nedir? sorusu, yalnızca edebi bir sorudan ibaret değildir; aynı zamanda insanın dünyayla kurduğu ilişkiyi anlamaya çalışan felsefi bir sorudur. Tarihsel Arka Plan: Sözlü Kültürden Yazılı Edebiyata İnsanoğlu, hikaye anlatmaya yazıdan çok önce başladı. Mağara resimleri, halk masalları, destanlar… Bunların her biri insanın yaşadığı dünyayı anlamlandırma çabasının birer ürünüydü. Homeros’un İlyada ve Odysseia destanları, sadece kahramanlık…
Yorum BırakHijyenik Temizlik: Edebiyatın Işığında Bir Anlam Arayışı Kelimenin gücü, bir metnin dönüştürücü etkisi, hayatın pek çok yönünü olduğu gibi hijyenin anlamını da şekillendirir. Edebiyat, insan ruhunun derinliklerine inebilen, düşünceleri ve duyguları biçimlendirebilen bir araçtır. “Temizlik” ve “hijyenik” kelimeleri de edebiyatın derinliklerine indiğinde yalnızca fiziksel bir durumu değil, insanın içsel dünyasını, toplumla olan ilişkisini ve varoluşsal sorularını keşfetmemize olanak tanır. Temizlik, bazen yalnızca bir pratik eylem olarak gözükse de, edebi dünyada çok daha fazlasıdır; bir arınma, bir yenilenme, hatta bir kimlik bulma yolculuğudur. Bu yazıda, hijyenik temizlik olgusunun edebiyat perspektifinden ne anlama geldiğini keşfedeceğiz. Edebiyatın bize sunduğu metinler, karakterler ve temalar…
Yorum BırakBir Karınca 1 Yılda Ne Kadar Yer? Karıncaların Gizemli Dünyasına Yolculuk Karıncalar, etrafımızda en çok gördüğümüz ancak en az dikkat ettiğimiz canlılardan biridir. Onlar, doğanın küçük ama son derece güçlü işçileri gibi görünürler. Peki, hiç düşündünüz mü, bir karınca yılda ne kadar yer? Evet, doğru okudunuz: Bir karınca yılda gerçekten ne kadar yiyecek tüketir? Bu yazı, bu soruyu hem bilimsel verilerle hem de ilginç hikâyelerle aydınlatmak için bir keşif yolculuğuna çıkıyor. Bir zamanlar, ormanın derinliklerinde küçük bir karınca vardı. Her sabah erkenden, minik tüyleriyle adeta bir ordu gibi, etrafındaki yiyecekleri toplamak için çalışıyordu. Bu karınca, sadece hayatta kalmakla kalmaz, aynı…
Yorum Bırak